Bir süredir dinlenmede kalan "haftanın konusu" başlığının daha fazla atıl kalmasına izin veremezdik.
Birikimlerinden istifade edeceğimiz kardeşlerimizin yazacakları, derlediklerini aktaracakları bu başlığın yine değerli üyelerimizin katkılarıyla sürdürülmesi için yeni konumuzu belirledik:
Yoğunlukla içinde olduğumuz, neredeyse onsuz zamanımızın geçmediği interneti ele alacağız. Ama bu kez interneti ahlak açısından değerlendireceğiz. Yani konumuz "internet ahlâkı" olacak.
Kendi yazılarınız, derlemeleriniz, tecrübeleriniz, yaşadıklarınız, şiirleriniz yer alabilir burada.
Haydi kolay gelsin; klavyenize, yüreğinize sağlık efendim.
Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar,
Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.
Sponsor üye
Tarih:
Reklam Alanı - Bu Alana Reklam Vermek İçin Bizimle İrtibata Geçiniz...
Sitemize Destek Olmak İçin (Kitap) Reklamlarına Her Gün Bir Defa Tıklayın...
İnternet son birkaç yıl içinde akıl almaz bir şekilde yaygınlaşarak vazgeçilmez iletişim araçlarından biri haline geldi. Aslına bakılacak olursa internet sadece yeni bir iletişim aracı değil yöntemi olarak hayatımızda yer etti. Diğer iletişim araçlarından farklı olarak, kişilere kendilerini tanıtmadan veya yanlış kimliklerle tanıtarak başka insanlarla diyalog kurma fırsatı verdi. Böylelikle biz farkına bile varmadan internet kendi iletişim tarzını oluşturdu; hatta dayattı. Hiç kuşkusuz internetin getirdiği bu yeni iletişim yöntemiyle karşılaştığımız bir durum da, iletişim ahlakı ve adab-ı muaşeret kurallarının zihinlerde gitgide bulanıklaşması ve uygulanmaz hale gelmesi. İsterseniz dinimizin insan ilişkilerinde öngördüğü temel prensiplere göz atarak internet üzerinden iletişimde uymamız gereken edebin altını bir daha çizelim.
Hz. Peygamber’in bize öğrettiği en önemli adab-ı muaşeret esası, insanlarla iletişime geçmeden önce onların mahremiyetine dikkat etmek ve güven ortamını sağlamaktır. Bu sebeple ister yüz yüze, isterse telefon, internet gibi araçlarla olsun, iletişim kurulmadan önce kişi selam vermeli ve kendini doğru bir şekilde tanıtmalıdır.
Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sas) kapı çalındığında “kim o?” sorusuna karşılık “ben” diye cevap veren kişiyi kınamış (Buhârî İsti’zan 17),
insanların yanlışlıkla birbirinin özel hallerine şahit olmamaları için bir ortama girmeden önce izin istemenin önemini her fırsatta vurgulamış (Buhârî İsti’zan 11),
selam alıp vermeyi Müslüman’ın en hayırlı amellerinden biri olarak tanıtmıştır (Buhârî İsti’zan 9).
Efendimiz’in bize öğrettiği bu prensipler şüphesiz ki sanal ortamdaki iletişim için de geçerlidir. Bu doğrultuda, tanımadığımız veya adresini kendisinden almadığımız kişilere e-mail yahut MSN daveti yollamadan önce kim olduğumuzu ve adresi nereden aldığımızı mutlaka belirtmeliyiz. Kimliğimizi doğru bir şekilde tanıtmalı, karşımızdaki kimsenin hakkımızda bilmesi gerekli bilgiyi yeterli bir şekilde vermeliyiz. Sanal ortamın iletişim rahatlığından istifade ederek, yüz yüze konuşmaya cesaret edemeyeceğimiz özel hayata ilişkin konuları gündeme getirmemeliyiz.
Günümüzde Toplumsal ahlâkın,siyasi ahlâkın,sportif ahlâkın,
ticari ahlâkın olmadığı bir ülkede İnternet ahlâkından bahsetmemiz
biraz zor olur bence!
'tan bizim sitemiz gibi bu misyonu üstlenmiş az sayıda
site varda bu kokuşmuş düzende kendimize sığınacak bir liman
bulabiliyoruz!
Herşeyde olduğu gibi,iyi ve kötü niyetlerin ön plana çıkması ile
yönledirilen bu sistemde de kötüler şuan için galip gözüküyor.
Bulûğ çağına yeni giren çocuklarımı koruma adına evime alamadığım
bilgisayarda verilen ödevleri şirketimde konu başlıkları ile ararken
bile karşıma cinsel içerikli siteler çıkıyorsa ben hangi ahlâktan
bahsedebilirim!
Tabi bu yazdıklarımı okuyan kardeşlerimin şevkini kırmak
istemem.Bende değerli paylaşımlarını merakla bekleyeceğim.
Hocama teşekkürlerimi arz ederim.
Forum Admin
Tarih:
Pts Nis, 2008 15:10 pm
iletişim insan hayatı için vazgeçilmez bir unsurdur. telefon, radyo, televizyon, çağrı cihazları, internet... teknoloji geliştikçe yenileri eklenen iletişim araçları, kullanım amacına göre kişiden kişiye farklılıklar arzediyor.
bu konuyu daha iyi anlatabilmek için risale-i nurdan okuduğum bir mîsâl vermek istiyorum. bıçak kesici bir maddedir. ve gerek gıda sektöründe, gerek mobilya da, gerek giyim sektöründe, kısacası aklımıza gelebilecek her yerde kullanılan yararlı bir araçtır. ancak bu bıçağı tutup birisini öldürmek için kullanırsak, yani bıçağı kötü yönde kullanırsak bundan dolayı da zarara uğrarsak bıçak kötüdür diyemeyiz. burada hata bıçakta değil, bıçağın kullanım şeklindedir.
internet de artık günümüzde her ortama girmiş bir araçtır. okul, ev, iş, daha da genişletecek olursak sağlık, eğitim, ticaret vb. alanlarda sıkça kullanılan, birçok bilgiyi belirli bir yerden yönlendirebilmeye, bir bilgiyi birçok yere duyurabilmeye yarayan bir nîmettir. ancak bu nîmeti _bıçak örneğinde olduğu gibi- olumsuz yönde de kullananlar oluyor. bunu üzülerek görüyoruz. ancak bu olumsuzluğu giderebilmek adına, birçok çalışmalar yapılıyor. gerek kullanıcının bilgisayarına yükleyeceği çeşitli programlarla, gerek yasalarla, gerek bu konuda duyarlı kuruluş, derneklerle, gerek internet ortamında güzel ahlâkı yaymaya çalışan gönüllülerle...
"oluklar çift, birinden nur akar birinden kir." kâidesince her ortamda olan bu olumlu ve olumsuzluk internette de var. ve her kişi kabiliyetine, yaşına, cinsiyetine, eğitimine, ahlâkına ve mânevî değerlerine -ki bu şıkları çoğaltabiliriz- göre bu ikisi arasında seçim yapıyor.
internette kişiler kendilerini kolayca saklayabildikleri için bir çok yalan, kandırmaca, hile, saygısızlık gibi olumsuzlukları da rahatlıkla içine laan bir ortamdı. ancak şimdi bu kendini saklayabilme olasılığı düşüşe geçti. zîrâ gerekli birimlere verilebilen ip adreslerinden, kişilerin ev adresi, telefon numarası ve kimlik bilgilerine rahatlıkla ulaşılabiliniyor. bu da ilgili rahatsızlığa anında "dur" denilebilme fırsatını sağlıyor.
peki sadece bilgi edinmek adına interneti araç olarak kullanan bizler bu durumlar karşısında neler yapmalıyız?
ilk önce bir antivirüs programı, antiporn programı, güzenlik duvarına sahip olmalıyız. msnde bizi her ekleyen kişiyle görüşme yapmamalıyız. e-postamıza gelen her mesajı titizlikle incelemeli, okumamıza değip değmeyeceğini düşünmeliyiz. zîrâ bu vb. mesajlar bilgisayarınızda kayıtlı olan msn adres, şifre vb.lere ulaşabilir. sizin yerinize msn adresinizi olumsuz yerlerde kullanabilir. ipnizle olmadık siteleri ziyaret ederek başınıza iş açabilir. bu yönde basîretimizi kullanmalıyız. bu vb. durumlara karşı uyanık davranmalıyız.
maddî zararlarla birlikte gelen mânevî zararları da unutmamalıyız. mânevî boyutu daha sonra ele alacağım.
sevgi ve saygılarımla...
Moderatör
Tarih:
Pts Nis, 2008 15:31 pm
Mutenam selam vermek konusunda ben telefonda sorun yaşıyorum. Bazen önce nassın diyom sonra selam veriyom
Sonra tabi karşıdaki arkadaş başlıyo gülmeye. Rabbim acziyetimi affetsin.
Cerenimo abi, bir komşumuz ödevler yüzünden evine net almak zorunda kaldı. Yoksa çocuklar internet cafeler gibi, ne yazık ki artık kahfehanelerden bile berbat olan yerlere (çoğunluk için kullanıyorum bunu) gitmek zorunda kalıyorlardı. Bu sebeple bağlattılar neti, süzgeçten geçirilecekti siteler. Ancak bu seferde çocuklar hiçbir yere bağlanamadılar. Ne acıdır ki ödevin ö'sünü dahi bulamadılar. Sadece dantel modellerini açabiliyorlardı. Bu da ne denli işe yarar artık bilemiyorum... Ve mecburen sınırını kaldırttılar. Bu çirkinliklerle nasıl baş edilir bilmiyorum. Yedi yaşındaki yeğenim nette oyun ararken gözlerini kapalı tutmak zorunda kalıyo... Çirkin objelerden kurtulmak için... Küçücük çocukların hakkına girenlere yazıklar olsun diyorum...
Yazımı göndermiştim ama bir ekleme yapmak istiyorum inş. Nurum benden önce davranmış eklemiş. Onun yazısını okuyunca şu olay geldi aklıma. Gerçi nura anlatmıştım. Bayan ismi yazan bir msn adresi beni eklemiş. İsim de tanıdık biliyorum. Ama içimde bir şüphe var yine de. Neyse bu kişiye slm verip kim olduğunu sordum. O da ortaokuldan sınıf arkadaşlarımdan birisi olduğunu ve adını soyadını söyledi. Evet isim tutuyodu. Ama tabi ben gene de tatmin olmadım. Çünkü okul biteli kaç yıl olmuş . Nerden nasıl buldun vs. sorular devam etti. Liseden bi arkadaşımdan aldığını ve o kişinin ismini verdi. O da tuttu. Ama gene de tamamen rahatlıyım diye, o zaman bi de ortaokuldaki arkadaş gurubunun isimlerini yaz bakem dedim. Onları da yazdı .Sonra ben daha birşey demeden bana dedi ki bu böyle olmucak ben en iyisi resmimi koyyim dedi Sonra ben resmi de görünce tamam inandım dedim. Kızcağızın son sözü şu oldu. Yaw amma da terlettin beni Biraz fazla dedektiflik yapmışım sanırsam
Yeşil Üye
Tarih:
Pts Nis, 2008 19:14 pm
İnternet, günümüz insanına büyük imkânlar sunan önemli bir teknolojidir. Bu teknolojideki gelişmelere paralel olarak internetteki web sayfalarından (www; world wide web, dünya çapında ağ) gerekli gereksiz ciddi bir bilgi bombardımanına mârûz kalmaktayız. İş yerlerinden evlere kadar, internet hemen her yerde, günlük hayatımızın bir parçası hâline gelmiş durumda. Aslında teknolojik bir nimet olan internet, insanlar için büyük imkânlar sunmasına, birçok güzelliğe vesile olmasına rağmen, bazı kötü neticelere de yol açabilmektedir. Bugün hemen her yaştan birçok insan, internet bağımlısı olmuş durumda. İnsanların internetle münasebetleri sorgulandığında, bugün bu teknolojinin dünya genelinde faydadan ziyade zarar vermeye başladığı söylenebilir. Uzmanlar, interneti şuursuzca kullanan veya kötü niyet ve maksatlarına âlet eden kişilerin durumunu patolojik bir problem olarak değerlendirmiş ve bu durumu ‘internet bağımlılığı bozukluğu’ (internet addiction disorder) şeklinde isimlendirmişlerdir.
İnternet bağımlılığı nedir? Gerçekten böyle bir bağımlılık olabilir mi? Çevremizi bu sorular ışığında biraz incelediğimizde, kendimizin veya yanı başımızdaki bir dostumuzun bağımlılık sınırında olduğunu fark edeceğiz. 1997’de Ivan Goldberg, bu bozukluğu dile getirdiğinde, rahatsızlığın bu derece ilerleyeceği tahmin edilememişti.1
‘İnternet bağımlılığı bozukluğu’nun her hastalık gibi bazı belirtileri vardır:
a) Tolerans gelişmesi, alkol bağımlılığındakine benzer bir seyir izler. Yani internette geçirilen zamanla ters orantılı olarak mutluluk azalır.
b) Kişi içine kapanır. Bu, bağımlı kişinin; internette giderek daha fazla zaman harcamasına yol açar. Neticede psikomotor huzursuzluk, kaygı, internetle ilgili hayaller, parmaklarda iradî veya gayr-i iradî yazma gibi hâl ve durumlar ortaya çıkar. Bu durum, kişinin; sosyal, akademik ve iş hayatında menfî tesirler yapmaya başlar. İnternete bağlanıldığında kaygı ve huzursuzluk gibi belirtiler kaybolur.
c) Kişi her seferinde internette daha fazla zaman harcar.
d) İnternetten uzak kalmak için çaba harcansa bile bu başarılamaz.
e) Yeni web siteleri keşfetmek, oyun oynamak, ‘chat’ gibi aktiviteler giderek esas faaliyetlerin yerini alır.
f) Aile üyeleriyle olan diyalog ve aktivitelerin yerini internet işgal eder. Sosyal aktivitelerin sıklığı internet bağımlılığı sebebiyle azalır.
g) İnternet bağımlılığının kötü neticeleri (sabah geç kalkma, evlilikle ilgili problemler, önemli işleri terk etme vb) görülmeye başlar, buna rağmen internet kullanımı devam eder.
Yukarıdaki belirtilerden üç veya daha fazlası varsa, kişi bağımlılık kriterlerini taşıyor demektir.
Yapılan araştırmalarda, internet kullanıcılarının yaşı küçüldükçe, eğlence ve oyunun ön plâna çıktığı görülmektedir. Çocuklar genelde oyun; gençler ise, oyunun yanı sıra ‘chat’ ve eğlence maksatlı internet kullanımı yapmaktadır. Bu imkânı sağlıklı mânâda kullananların sayısı nispeten daha azdır. Birçok anne-baba, çocuklarının internet kafelerde oyun oynamasını engelleyememektedir. Çocuğun internet kafelere gitmesini engellemek için eve internet kurulduğunda ise, çocukların internette daha fazla kaldığı, bunun da aile arasında sürekli bir çatışma sebebi olduğu görülmektedir. Bütün bunların yanı sıra, çocuk ve gençlerin zararlı sitelere ulaşması engellenememektedir. Bu tür menfî sitelerin tesirinde kalan çocuk ve gençlerde zamanla davranış bozuklukları görülmeye başlamaktadır.
İnterneti aşırı ve gereksiz kullananlarda fizikî ve ruhî problemler baş göstermektedir. Kişinin çevresiyle iletişimi zayıfladığında, kendini ifade kabiliyeti de körelmekte, sosyal münasebetleri bozulmakta, iş verimi düşmekte, aile içi diyaloglarında aksaklıklar olabilmekte, artan ferdiyetçi davranışlarına paralel, kişide yalnızlık ve dolayısıyla yabancılaşma görülmektedir. Kişide, bunların yanı sıra baş, bel ve kas ağrıları, görme bozukluğu, yorgunluk hattâ epilepsi (sara) tetiklenmesi görülebilmektedir.
İnternet bağımlılığı nasıl engellenebilir?
2005 Mart’ında Çin’de internet ve video oyunlarının bağımlılığını tedavi etmeye yönelik bir merkezin açıldığı bilinmektedir.2 Bu merkezin hastalarını daha çok 14-24 yaşındaki gençler teşkil etmektedir. Burada danışmanlık, uyku düzeninin sağlanması, antidepresan ilâçlar, sosyal bağlantıların yeniden kurulması, fizikî faaliyetlerin artırılması gibi hizmetler verilmektedir.
Kliniğe başvurmadan önce kişi veya yakınları tarafından alınacak bazı tedbirler vardır. Kişinin kendi durumunun farkına varması bu problemin giderilmesinde en önemli adımdır. Eğer kişi farkına varmadan böyle bir duruma düşmüş ve bunu fark etmiyorsa, düzelmesi daha uzun süre alacaktır. İnternette geçirilen zamanın artışı en önemli bağımlılık sinyalidir. Tedavide dereceli olarak internet kullanımının azaltılması hedeflenmelidir.
İkinci olarak, kişinin hayatında bir psikolojik problemin veya herhangi bir stres faktörünün olup olmadığı araştırılmalıdır. Kişi bazı gerçeklerden kaçıyorsa, internette daha fazla zaman harcar. Onu günlük hayattan koparıp bilgisayar önüne iten sebepleri araştırmak da önemlidir. Kişinin mânevî dünyasını, iş verimini, akademik gidişatını, ailesiyle olan münasebetini tekrar gözden geçirmesinde fayda vardır. Önemli meşguliyet ve hedefleri olan kişilerin mâlâyanî konulara zaman ayırması tabii ki mümkün olmaz. Zîrâ Yüce Nebi’nin (sas) buyurduğu, “Kişinin mâlâyanî şeyleri terk etmesi İslâm’ın güzelliğindendir.”3 hadîsini kendimize rehber etmeli ve bu teknolojik aracı hayır yolunda kullanmalıyız. Dolayısıyla, kişinin kendi dünyasındaki boşlukların farkına varmak için iradî bir cehd ortaya koyması da insanlığının gereğidir.
Netice itibariyle, ’a (cc) götüren her şeyin güzel; ondan uzaklaştıran her şeyin de kötü olduğunu bilerek, bu teknolojiyi kullanmalı; nefislerimizi ve nesillerimizi bu şekilde de ’a (cc) yaklaştırmanın yollarını aramalıyız.
Bilgi bıçağın iki keskin tarafı gibi..İnternet otamında neredeyse her türlü bilgiye ulaşılabildiği hesap edilirse..Bu hem bir avantaj hemde dezavantaj doğuruyor..
Adeta bir bilgi çöplüğüne doğru hızla gidilen bir ortamda insanların etkilenmemesi çok zor bir durum..heleki kişiliği,inancı oturmamış bir birey sözkonusu ise bu etkileşime maruz kalan..Ortaya çıkabilecek portrenin tahmin edilebilmesi çok zor olmasa gerek..
Unutulmaması gereken bir nokta daha insanlar internette geçirdikleri vakit artıkça sosyallıktan uzaklaşmakta gitgide Asosyal bir topluma yavaş ama emin adımlar ile sürüklenmekte..
İnsanların sosyal bağlantılarını internet üzerinden kurmaya çalışmaları, yabancılarla kolaylıkla iletişim içinde bulunmaları; insanların sınır tanımadan, özgürce düşüncelerini, duygularını ifade edebilmeleri; kendilerini göstermek istedikleri yönlerini abartarak gösterebilmeleri; İnternet üzerindeki paylaşma ortamlarında diğerlerini gözetleme fırsatının olması asosyalleşme sürecini etkileyen en faktörlerin başında yer almakta..
Ayrıca çocuk ve gençlerin internetteki radikal nefret gruplarına,çeşitli misyonerlik faaliyetlerine rahatça ulaşmaktan tutunda pornografik materyallere ulaşmaya kadar her türlü işlemi internet üzerinden yapabilmeleri önemli bir risk faktörüdür..
Kontrolsüz bir şekilde internet ortamında dolaşan insanın karşısına pornografi, uyuşturucu, alkol, hırsızlık veya yasadışı örgütlere ait siteler çıkabilmektedir..Buda ruhsal,toplumsal ve ahlaki değerlere ağır darbeler vurabilmektedir..Rab'bim muhafaza etsin..
Benim internet yanısıra cep telefonundan memnuniyetim kadar serzenişlerim var..
Biraz konu dışına taştığım farkındayım..Ama aflarınıza sığınıyorum İnşa..
İnternet icat oldu mertlik bozuldu....Nasılmı..?
Şöyle ki..;
Ben liseden sonra hep gurbette yaşadığım için..Biz o zamanlar iletişim aracı olarak mektup kullanırdık..Hatırladınız değil mi mektubu..?
Mektup yazmayı çok sevdiğim için çok mektup gönderir o orandada mektup alırdım..
Kişilerin kategorilerine göre zarf ve kağıt seçimi yapardım..Çiçekli,böcekli..Türlü renkten mektuplar..
Hala saklarım sevdiklerimden gelen mektupları..Hele ki annemim bana yazdırmış olduğu mektupları..Güzel anam okuma yazması olmadığı için abilerime yazdırırdı..Elini çizerdi arka yüzüne mektubun..Öperdim o eli..Koklardım..
Oysa ki şimdi kimse mektup atmıyor kimseye..Kuru..Bence ruhsuz maille bu işi halleder olduk..
Oysaki ne duygular taşırdı mektuplar..!!
Güzel yüzlü olmak elimizde değil ama;Gülen yüzlü olmak elimizde..
Forum Admin
Tarih:
Cmt Nis, 2008 21:29 pm
Kardeşlerimiz maş ne güzel ifade etmişler. razı olsun...
Eee, biz de dilimiz döndüğünce bir şeyler yazalım efendim.
Bilgisayar, teknolojinin hızlı yol aldığı şu devirde o kadar baş döndürücü gelişmelerin ardından bizim için şans olsa da, neticede onun menfi tesirlerini de görmenin kaçınılmaz bir gerçek olduğunu bilmemiz gerekir.
Öyle ki, bizden önceki nesil, bırakın bilgisayarı, buzdolabını, çamaşır makinesini, telefonu ve hatta elektriği bile ne kadar tanıyabildiler ? Nesiller demiyorum, sadece bir "nesil" öncesini kastediyorum. Benim annemin köyüne bile elektrik ancak Turgut Özal'ın iktidara geçtiğinde gelmişti.
Bilgisayarın nimetlerinden istifade etmek yeterli gelmemişti. İnsanoğlu kendisine verilen o muazzam kabiliyetini kullanarak nihayetinde internet alemini de ortaya çıkardı. Başlangıçtaki maksadı ne kadar da masumdu. Haberlere ulaşabiliyorduk, çeşitli bilgilerin müşterek paylaşımı bizi iyice bağlıyordu, daha sonraları netteki sohbete erişir olduk, elektronik mesajlar gönderip alıyorduk anında, telgrafın ve mektubun pabucu dama atılmıştı. Alış-verişler bile artık internet ortamında yapılır, siparişler yine alınıp değerlendirilir hale geldi.
Ama insanoğlu bütün müspet istikamette nasıl bir kabiliyete sahipse, menfi anlamda bir o kadar da kimsenin eline su dökemeyeceği derecede yıkıcılığa da sahipti. Zamanla internetin safiyane duygularıyla da oynayıp kendine hem bağladı, hem de bağlandığı nesneye kendisi bağlandı. Ayrılmaz bir parça haline gelmesiyle kişiliğinde de değişmeler peydah oldu. En sıkı dostu ne Ahmet, ne Mehmet, ne de Ayşe ve Zeynepler olmuştu. Utanmasa yatağına bile bilgisayarını kucaklayıp onunla yatar duruma gelmişti. Eve gelen misafirlerden de öncelikli yere sahipti bilgisayar ve onun yan ürünü internet...
Derenin içine düşen yaprak nasıl ki akışın istikametini değiştiremez ve o akışa kendisini teslim ederse, insanoğlu da artık o akışın kucağında oyuncak gibi gördüğü bu olgunun kendisi oyuncağı olmuştu.
İnternette, ahlak kavramı da değişmiş, "internet ahlakı" haline gelmişti. Buna göre kişiliğinizi şekillendirir hale gelmişsinizdir. İnternet ahlakı hele "internet ahlaksızlığı" üzerine bina edilmişse, bu "gerçek teslim olunması gereken"in yerini almışlığın habercisi demektir ki, ileri aşamada "internet putu"nun kendiliğinden ilanı anlamına gelmektedir.
İnsanoğlı her zaman kendi putunu kendisi yapmıştır, sonra da ona tapmıştır. Helvadan imal ettiği putları zamanı gelince yemek huyunu da kendisi akıl etmiştir. Lâkin bu akıl etme, sonraları akılsızlık boyutunun zirvesine de bayrak dikerek "ne kadar ahmak" olduğunu da beyan etmede üstüne başka varlık tanımadığını da cümle aleme göstermiştir.
Gene mi öyle olacaktır ? Taptığı ve dahi sapkınlık ölçüsüne vardırdığı bu nimeti "amacı dışında kullanma" istidatı gene onun başını mı yiyecektir ? Bunu elbette zaman gösterecktir. Dileğimiz, ahlaksızlık boyutuna vardığı nispette başına bela olacak interneti, ölçüsüz kullanmamak, onun istediğine göre davranmak yerine, bizim ondan bilinçli faydalanmamız hususunda bize tabi olmasını sağlayarak ona teslim olmamaktır.
Yani interneti ahlaksızlık alanında kullanmaktan sakınan kullar olma noktasından sapmadan, nimeti amacına göre hayırlı istikamette yönlendirme yolunda olanlardan oluruz inşa...
Söz bilirsen söz söyle, sözünden ibret alsınlar,
Söz bilmezsen sükût eyle, seni adam sansınlar.
Süper Moderatör
Tarih:
Cum Nis, 2008 10:56 am
Günümüzde internet denilen bir iletişim aracı gittikçe yaygınlaşıyor, şimdiye kadar görülmemiş süratte dünya ile iletişim sağlıyor, topyekûn insanlığa büyük çapta faydalı hizmetler veriyor. Denebilir ki, çağın en büyük kolaylığını sağlayan hizmetlerin vericisi durumuna giriyor internet.
Ancak bu yaygın faydasına rağmen bazı aileler de bu faydalı sistemin zararlı şekilde kullanılmasından şikâyetçi oluyorlar. Bu aracın içinde her türlü iyilikler, kolaylıklar olduğu gibi; kötülükler yanlışlıklar da söz konusu olabiliyor. İyiliklerinden istifade edip kötülüklerinden de aile ve çocuklarımızı korumak için ne yapmalı, nasıl tedbirler almalıyız, diye sorular da sıralıyorlar.
***
Gerçekten de internet 'ın insanlığa lütfettiği eşsiz nimetlerden biridir. Fevkalade faydalı ve etkili bir hizmet aracıdır. Dünya artık bu sistemle kendini yönlendirmekte, her türlü faaliyetini bununla organize etmektedir.
Bununla beraber böylesine faydalı nimeti zararlı şekilde kullananlar da olabilmektedir. Tıpkı silah gibidir bunlar. Kullanmasını bilirsen kendini korursun, kullanmasını bilmezsen kendini vurursun.
Bu yüzden böylesine faydalı bir sistemi zararlı duruma getirmemek için çareler aranmaktadır. Başvurulan tedbirlerden bazılarını ise şöyle sıralamak mümkündür:
1- Artık zararlı programları engelleyen sistemler de bulunmuştur. Bu sistemi kurup mahzurlu programların ekrana gelmesini engellemeye gayret etmelidir.
2 - Mümkün oldukça makineyi umumun görebileceği geniş ve açık mekânlara kurmalı, oralarda hizmet vermesini sağlamalıdır. Ta ki hep faydalıda kullanılsın, başkalarının görmesinden rahatsızlık duyulacak zararlı görüntüleri ekrana getirme arzusu söz konusu olmasın.
3 - Ayrıca kullanım saatlerine bir sınır getirilsin, geceleri istirahat saatleri burada harcanarak gündüz yapacağı işte başarının düşmesine sebep olunmasın.
4 - Herkesin istifade edeceği fevkalade faydalı dinî ve ahlakî sitelerin de hizmet vermeye başladığı unutulmasın. Bunları bularak verdikleri koruyucu bilgilerden istifade etmenin de gerekli olduğu hatırlansın.
......................
Bütün bunlara rağmen gerçekten de interneti müstehcende kullanmak ahlakı çökertiyor, kabiliyet ve istidatları çürütüyor, zihin ve hayalleri de darmadağın edip kirletiyor. Sözüm Gençlere kitabındaki şu tespitler de bunu ifade ediyor:
"- Bütün günahlar, ahlakî bozulmalar, müstehcene bakışla başlar, bakışın devamıyla baskısını artırır, arkasından fiili günaha dönüşür. Ayrıca gözler baktıklarının resimlerini de çeker, hayaline depo eder. Artık nereye gitse, nereye baksa çektikleri müstehcen resimler hayal perdesinde gözlerinin önündedir. Böylece gerileme başlar gençte. Öğrenciyse dersine kilitlenemez, işçiyse mesleğine yönelemez, fikir adamıysa zihnini toparlayamaz, derken her konuda gerileme ve düşüşler başlar kendilerini müstehcenliğe kilitleyenlerde.
......................
Bütün bu zararları göz önünde tutunca, aklıselim bu tür müstehcenlikten uzak durmayı emreder. Siz de irade sınavında bu savaşı kazanmak için gayret edin.
Bunun bir iç cihat olduğunu unutmayın!"
Ahmed Şahin
Yeni Üye
Tarih:
Cmt Ksm, 2009 20:03 pm
çok teşekküt ederiz böyle bir konu çıkardıgınız için interneti bis yölendiriyorlar ama siz islam sayfası iyi yönlendiriyorsunuz sizden teşekkür ederim
Mavi Üye
Tarih:
Çrş Mar, 2010 9:35 am
Yazılanların bazılarını okuyabildim.Ben gerçek hayatın da insan nasılsa burda da öyle olduğunu düşünüorum.İnsanın özü neyse sözü odur.Ahlak konusunda söylenmiş çok güzel bi söz vardır.Tek başına birer ahlaksız olan insanlar toplum içinde ahlak timsali kesililer.Eğer kişinin temeli çürükse burda daha çabuk ortaya çıkar ve en ufak bi sarsıntıda yapısını belli eder.
Yeşil Üye
Tarih:
Çrş Mar, 2010 9:51 am
razı olsun söylenmesi gerekenleri az fakat öz bir şekilde açıklamışsın teşekkürler
internet ahlakı, crack, warez, korsan yazılım kullanmamaktır. müslüman helalinden yer içer. hırsızlık yapmaz. bundan dolayı bilgisayarında xp si veya photosohop, ofis programları veya herneyse parayla satın almayan arkadaşlar varsa eğer buralarda nutuk anlatmasın. Aklanıp paklansın öyle gelsin.
Yeşil Üye
Tarih:
Prş Mar, 2010 8:03 am
doğru demişsin kardeş,ama kime demişsin anlamadım,bu ben değilimdir herhalde(:
Sonraki başlık Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız