"Bazen düşünüyorum da, çocuk bize verdiği mutluluk karşısında 10, belki yüz misli sıkıntı veriyor. Öyleyse bu kadar sıkıntıya değer mi?"
Bir başkası şöyle dertleniyordu:
"Bu çocuğu nasıl büyüteceğim? Kendi hayatımı yaşamak yerine hep onunla meşgul olacağım. Onu, zamanımı alan, hayatımın düzenini bozan, sosyal etkinliğimi zayıflatan bir engel olarak görüyorum. O zaman keşke hiç anne olmasaydım, diyorum!"
Evet, annelik kolay değildir. Fakat her kadının fıtratında anne olmak ve evladını bağrına basıp okşamak duygusu vardır. Bu sebepten annelik güzel bir duygudur.
Kolay olsaydı, Peygamberimiz: "Cennet anaların ayağı altındadır." buyurmazdı...
O hâlde annelik bir nimetse, külfet ister. Bir mutluluksa, bedel ister. Hiçbir şey karşılıksız değildir.
Çocuğunu bağrına basmanın zevkine eren anne, elbette en büyük sıkıntıyı da çeker. Onu eğitmek için maddeten ve manen yıpranır...
Çocuklara harcadığımız zaman asla israf değildir. Çünkü Peygamberimiz, insan öldükten sonra amel defterine sevap yazdıran üç şeyden bahsediyor:
Biri, insanların faydalanacağı ilmî bir eser.
İkincisi, insanların faydalanacakları yol, cami, çeşme gibi bir şey.
Üçüncüsü, arkasından kendisini hayır dua ile yâd ettirecek salih evlat...
Her annenin kitap yazacak, ilmi eser bırakacak zamanı ve imkanı olmayabilir. Ama salih evlat yetiştirmek, elindedir.
Anne, çocuğun eğitimini bir ibadet kabul etmelidir. Onu, öldükten sonra amel defterine sevap yağdıracak bir fabrika gibi görmeli. Ona yaptığı yatırımın ahirette sevap olarak geri döneceğini düşünmeli...
Bu zamanda çocukların salih evlat olmaları için annelere çok iş düşüyor. Bir bahçıvan çok zahmet çeker. Ama ağaçlar meyveye durduğu zaman yorgunluklarını unutur.
Ayrıca çocuğu eğitirken "Cenab-ı Hak kainattaki bütün mahlukatı Rab ismiyle terbiye ediyor, ben de çocuğumu o ismin tecellisi olarak eğitiyorum." diye düşündüğü zaman, çocuğu eğitmek bir ibadete dönüşür ve anneye ağır gelmez.
Günümüzde fedakarlık duygusu mahiyetini kaybetmiş. Fedakarlık, "ezilmek" ya da "enayilik" olarak algılanıyor. Bazılarınca annelik "kölelik" ev hanımlığı "hizmetçilik" olarak görülüyor. Bu yüzden çoğu anneler, kendilerini ispat etme yarışına girip, mutlaka çalışmak, kariyer yapmak ya da sosyal bir etkinlikte bulunmak istiyorlar.
Hatta anneliği sıradan bir meslek bile saymıyorlar. Çocuğunun eğitimini alelade, basit bir görev, bir angarya gibi görüyorlar.
Hâlbuki bütün görevler insanı mutlu etmek içindir. O hâlde en büyük görev, doğrudan doğruya insanı yetiştirecek olan annelerin "annelik" görevidir. Bu görev dünyadaki bütün görevlerden daha kutsaldır.
Anneye kendi yaradılışı dışında ek görevler icat edip asıl görevinden uzaklaştırmak, bugünkü bedbaht nesillerin ortaya çıkmasına sebeptir. Çocuğun yetişmesindeki ihmalin yerini dolduracak hiçbir şey yoktur..
Çocuk ruhunu şefkat, merhamet ve sevgiyle yoğurmak gerek. Biri eksik kalsa kıvamı eksik olur.
Çiçeklerin bile sevgiyle daha çabuk geliştiğini duydunuz mu? Anne çocuğuna sevgisini, ruhunu vermeli ki gelişip olgunlaşsın. Çocukları ahirette bizi kurtaracak bir eser, bir sevap fabrikası olarak görmeli ve onların her türlü zahmetine katlanmalıdır.
Bediüzzaman Hazretleri diyor ki:
"Haneniz bir küçük medrese-i Nuriye, bir mekteb-i irfan olsun ki, bu sünnet tam yerine gelsin... Sünnet-i seniyyenin bir meyvesi olan çocuklar ahirette size şefaatçi olsunlar..
Dünyada da iman dersini alıp size hakikî evlat olsunlar... Yoksa bu 30 senede kısmen olduğu gibi o çocuklara yalnız terbiye-i medeniye verilse, bir cihette o çocuklar dünyada faydasız ve ahirette davacı olarak: 'Ne için imanımı kurtarmadınız?' diyeceklerinden, peder ve valideleri mahzun etmek, sünnet-i seniyyenin hikmetine münafi olur."
Gülay Atasoy // Örnek Anne Nasıl Olur?
Sponsor üye
Tarih:
Reklam Alanı - Bu Alana Reklam Vermek İçin Bizimle İrtibata Geçiniz...
Sitemize Destek Olmak İçin (Kitap) Reklamlarına Her Gün Bir Defa Tıklayın...
iyiki güncelledin leyl razı olsun şimdi okudum güzel paylaşımdı annelerin hayata bakış açısını değiştirecek bir yazı
Kıdemli Üye
Tarih:
Cmt May, 2010 16:06 pm
Alıntı:
Bediüzzaman Hazretleri diyor ki:
"Haneniz bir küçük medrese-i Nuriye, bir mekteb-i irfan olsun ki, bu sünnet tam yerine gelsin... Sünnet-i seniyyenin bir meyvesi olan çocuklar ahirette size şefaatçi olsunlar..
Dünyada da iman dersini alıp size hakikî evlat olsunlar... Yoksa bu 30 senede kısmen olduğu gibi o çocuklara yalnız terbiye-i medeniye verilse, bir cihette o çocuklar dünyada faydasız ve ahirette davacı olarak: 'Ne için imanımı kurtarmadınız?' diyeceklerinden, peder ve valideleri mahzun etmek, sünnet-i seniyyenin hikmetine münafi olur."
tavsiye ediyorum herkeze. Ben ehlisünnet olmamama karşın faydalanıyorum. Hatta risalelere aşık oldum, her geçen gün farklı sırlarına mahsar oluyorum. Artık tarikat devrinin bittiği kanaatindeyim, bitmesi gerektiğinin. tabi eskide yazılmış alimlerimizin güzel kitaplarıda var onlardan faydalanmayalım demiyorum. ama Risalei nur mutlaka okunmalı. bu devirde Kuranı kerim okumak nasıl farz ise Risalei nur okumakta bir nevi vacip hükmünde:) tabi vacip değil ama önemine binaen bi temsil yaptım. okuyun, okutturun...
Yeşil Üye
Tarih:
Pzr May, 2010 21:32 pm
teşekkürler kardeşim güzel paylaşımdı üstad da ne güzel özetlemiş değilmi..
demek ilk eğitim ilk öğretmen anne razı olsun kardeşim
Moderatör
Tarih:
Pzr May, 2010 21:48 pm
YakamozCanımmm benim, Rabbim senden razı olsun.
Müthiş bir paylaşımdı, iyi ki okumamıza vesile oldun.
Rabbim halis annelerin sayısını artırır inş...
Kıdemli Üye
Tarih:
Pzr May, 2010 23:55 pm
StamCan demiş ki:
YakamozCanımmm benim, Rabbim senden razı olsun.
Müthiş bir paylaşımdı, iyi ki okumamıza vesile oldun.
Rabbim halis annelerin sayısını artırır inş...
alıtı üstü bi şiir yaw, bu kadar dua alcamı bilsem bende bi dörtlük döktürürdüm.
Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır.
Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır
Yeşil Üye
Tarih:
Pts May, 2010 12:18 pm
sizde bir dörtlük yazın mahsunbey olmazmı hayatta ne olup bittigini anne gözüyle anlardınız
Kıdemli Üye
Tarih:
Pts May, 2010 15:23 pm
nisam demiş ki:
sizde bir dörtlük yazın mahsunbey olmazmı hayatta ne olup bittigini anne gözüyle anlardınız
yazarım dersem yazarım, geçende böyle bi mevzu oldu, yazarım dedim yazdım. arkadaşa kapak olduydy, şimdi ikinci kez mort etmk istemiyorum kimseyi..byss
Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır.
Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır
Süper Moderatör
Tarih:
Pts May, 2010 18:52 pm
mahsunkul demiş ki:
StamCan demiş ki:
YakamozCanımmm benim, Rabbim senden razı olsun.
Müthiş bir paylaşımdı, iyi ki okumamıza vesile oldun.
Rabbim halis annelerin sayısını artırır inş...
alıtı üstü bi şiir yaw, bu kadar dua alcamı bilsem bende bi dörtlük döktürürdüm.
haniyana şiir, ben göremedim mahsunbeykul dualarımı kıskanmayın lutfen..
ilhama mahzar oldğum bi an kısa bi 4 lük yazarım inş ((:
Yeşil Üye
Tarih:
Sal May, 2010 20:30 pm
yazın mahsun herkes şiir nasıl yazılır görsün baksın inşlh
Kıdemli Üye
Tarih:
Çrş May, 2010 5:48 am
acelen ne, yazacam bi dörtlük kapak niyetine bi oh çekçen. ama olmuşken güzel bi şiir olsun diyorum. ondan ilhamı bekliyorum..
Moderatör
Tarih:
Çrş May, 2010 12:44 pm
mahsunkul içtenlikle okumuş olsa idin anlardın neden o kadar dua ettiğimi... daha da bişi demeye gerek yok...
mühim olan şiir yazmak değil,hissiyat katmaktır. yoksa her önüne gelen şair olurdu. Vesselam...
Kıdemli Üye
Tarih:
Çrş May, 2010 19:32 pm
I'm sory
ben şimdi sohbete gidiyorum arkadaşlar, hakkınızı helal edin, AIIah'a emanetsiniz, sizleri seviyorum:)
Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır.
Onu unutan saraylarda da olsa zindandadır, bedbahttır
Sonraki başlık Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız