Sünnete uygun bir düğünü, aslında tercihlerini sünnete göre yapmaya duyarlı halkın örfü belirlemelidir ve nitekim belirlemiştir. Örf, halkın belirli sosyal davranışları ve toplumsal tercihleri kabul edip benimsemesi, yaygınlaştırması ve gelenekleştirmesidir. Bin yıldan beri Müslüman olan toplumumuzun tercih ve kabullerini sünnete göre yeniden kritize etmek ve sünnet şablonuna uyan toplu davranış biçimlerini yaşatmak aslında en mâkul olanıdır. Bilhassa düğünler toplum reflekslerinin en canlı örnekleridir. Halkın dinî ve inanç yapısını, yaşayış biçimini, tercihlerini, zevklerini, anlayışlarını ve hoş görülerini ilk bakışta düğünleri ele verir.
Sünnete uygun bir düğün diyerek dar bir şablon çizmek, aslında en başta sünnete uygun düşmez. Düğün şablonumuz her şeyden önce tüm haramlara kapalı, tüm mubah tercihlere açık olmalıdır. Nitekim söz konusu olan düğündür ve bunu halk yapar. Halk ise Müslümandır. Müslüman halkımız, gelenekleriyle taşları aslında yerli yerine koymuştur.
Öyleyse, Müslüman toplumun tercihi olan program alınır, sünnet açısından göze batan noktalar varsa düzeltilir; ama mubah davranış kalıpları daraltılmaz. Bulunduğumuz yörenin haram olmayan tercihlerini ve günah unsuru taşımayan geleneklerini yaşatmamızda sünnet açısından hiçbir sakınca yoktur.
Meselâ, zaten örf ve geleneklerimizde var olan; kızı c.c. emriyle, Peygamberin kavliyle istemek, kızın olurunu alan kız tarafının bu talebe uygun cevap vermesi, tarafların bu evliliğe yardımcı olmaları, köstek olucu davranışlardan uzak durmaları, kızın mehri konusunda erkek tarafının elinden geldiğince cömert olması, zorlukların anlayışlı yaklaşımlarla aşılması, tarafların birbirlerine karşı mütevazı olmaları ve sevgi ile yaklaşmaları, birbirlerinin hatâlarını örtmeleri, karşılıklı hazırlıkların yapılması, düğün gününün birlikte tesbit edilmesi, halkımızın adına yer yer okuntu da dediği ve imkânlar ve örf ölçüsünde küçük hediyeciklerle birlikte dâvetiyelerin dağıtılarak insanların düğüne çağrılmaları düğün öncesi sünnete uygun davranışlardır.
Düğün esnasında nelerin sünnet olduğunu hatırlayalım:
1- Düğün programının yeri, şekli, tarzı, muhtevası düğüne katılacak insanların meşrû çizgileri de dikkate alınarak karşılıklı rızâ ile tesbit edilir. Halkın gönlü hoş tutulmaya çalışılır. Haram bir şey istenmedikçe, halkın istek ve dileklerine cevap vermeye gayret edilir.
Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm, Abdurrahman bin Avf radiyallahü anhın üzerinde zâferân kokusu (düğünde sürülen koku) görünce sordu:
Bu ne hal?
Abdurrahman bin Avf radiyallahü anh: Bir kadınla bir miktar altın mehir karşılığında evlendim dedi.
Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm:
mübârek eylesin. Fakat bir koyunla da olsa düğün ziyâfeti ver.buyurdu.2
Enes bin Mâlik radiyallahü anh anlatmıştır: Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm ın bir düğününde annem yemek hazırlamış, göndermişti. Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm bana:
Onu koy. Git filanı, filanı, filanı ve karşılaştığın herkesi çağır buyurdu ve bir çok adamın ismini söyledi. Gittim, Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâmın adlarını söylediği kimseleri ve rastladığım herkesi çağırdım. Üç yüz kadar kişi geldiler.
Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm:
Onar onar halka yapsınlar ve herkes yesin.buyurdu. İlk gurup doyuncaya kadar yedi, kalktı. Sonra diğer gurup doyuncaya kadar yedi, sonra diğer gurup yedi. Herkes yedikten sonra Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm:
Yâ Enes! Sofrayı kaldır! buyurdu.
Ben de sofrayı kaldırdım. Fakat yemeği ilk koyduğumda mı daha fazlaydı, yoksa kaldırdığımda mı fazlaydı; bilemedim.
Sabit el-Buhânî radiyallahü anh anlatmıştır: Hz. Enese Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm Zeyneb radiyallahü anhânın düğün ziyafetini ne ile yaptı?diye sordum. Hz. Enes radiyallahü anh:
Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm sahabelerine doyup terk edinceye kadar ekmek ve et ziyâfeti verdi dedi.4
4- Düğün ziyâfetinde fakîrler ihmal edilmez, muhakkak çağırılır. Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm:Yemeğin en şerlisi fakîrlerin çağırılmayıp, zenginlerin çağırıldığı düğün yemekleridir.buyurmuştur.5
5- Düğünde harama girmeksizin meşrû çerçevede eğlenmeye imkân verilir. Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm: Gayr-i meşrû birleşme ile meşrû evliliği birbirinden ayıran şey, def çalmak ve ilân etmektir buyurmuştur.6
Rubey binti Muavviz radiyallahü anhâ anlatmıştır: Ben gelin olduğumun kuşluk vaktinde Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm evlenme törenime geldi. O sırada küçük kızlarımız deflerini çalmakta ve Bedir günü şehit düşen atalarının kahramanlıklarını nağme ile dile getirmekte idiler. Nihayet içlerinden biri:Aramızda yarını bilen bir Peygamber vardır dedi. Bunun üzerine Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm:
Bu sözü bırak da, bundan önce söylediklerini söylemeye devam et buyurdu.7
6- Evlenen çiftler tebrik edilir ve hayır duâ edilir. Ebû Hüreyre radiyallahü anh bildirmiştir: Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm evlenen insanı tebrik edeceği vakit: mübârek etsin. Tebrik ederim. sizi mutlu kılsın ve sizi hayırla bir araya getirsin buyururdu.8
Yukarıda zikredilen temel ölçüler çerçevesinde, imkânlar ölçüsünde, Üstad Bedîüzzaman Hazretlerinin ifâdesiyle, ulvî hüzünleri ve Rabbânî aşkları seslendirecek biçimde9 meselâ ilâhîler, kahramanlık türküleri veya geleneklerimizde olduğu şekliyle mevlitler okuyan bir grup varsa düğün programına alınabilir. Günün anlam ve önemini belirten ve eşler arası görev ve yükümlülükleri konu alan kısa konuşmalara yer verilebilir. Küçük parodilerle, skeçlerle, eğlendirici ve düşündürücü oyunlarla, ulvî zevkleri tahrik eden şiirlerle ve hoş vakit geçirmeye yönelik küçük çaplı yarışmalarla düğün programı zenginleştirilebilir. Harama girmemeye, nefsi ve şehveti tahrik edecek biçimde kadın-erkek karışık şarkı, türkü, oyun ve sâir eğlencelere yer vermemeye, düğünün bütün safhalarında düğün gerekçesiyle de olsa israftan ve savurganlıktan kaçınmaya azamî özen gösterilmelidir.
Düğün sonunda evlenen çiftler tebrik edilmeli, hayırlı bir evlilik hayatı ve hayırlı nesiller dilemelidir.
çok güzel bir konuya deginmişsin razı olsun .ama benim için çok geç ah o gune geri dönmem mümkün olsa ahhhhhhhhh islamiyete yakışır bir düğün yapardim
Onursal Üye
Tarih:
Cum Oca, 2007 23:14 pm
demiş ki:
Sünnete uygun bir düğünü, aslında tercihlerini sünnete göre yapmaya duyarlı halkın örfü belirlemelidir ve nitekim belirlemiştir. Örf, halkın belirli sosyal davranışları ve toplumsal tercihleri kabul edip benimsemesi, yaygınlaştırması ve gelenekleştirmesidir.
denmiş en başta
ne yazık ki artık "sünnete duyarlı halk" diye bir mevhum kalmadı gibi birşey
en çok muzdarip olduğumuz konulardan biri bu da:
"düğün"
bizim köyde hacısı da hocası da hâfızı da imamı da ille kadın erkek karışık ve oynamalı düğün yapacak
başka türlü düğün makbul değil
ve artı, başka türlü düğün yapanın da düğününe gidilmiyor
nikaha bile gidilmiyor desem yalan olmaz
illa oyun oynayacaklar birlikte...
Rabbim akıl fikir versin, uyandırsın
Mü'minin şe'ni, kerîm olmaktır..
Onursal Üye
Tarih:
Cmt Oca, 2007 0:20 am
helezon demiş ki:
demiş ki:
Sünnete uygun bir düğünü, aslında tercihlerini sünnete göre yapmaya duyarlı halkın örfü belirlemelidir ve nitekim belirlemiştir. Örf, halkın belirli sosyal davranışları ve toplumsal tercihleri kabul edip benimsemesi, yaygınlaştırması ve gelenekleştirmesidir.
denmiş en başta
ne yazık ki artık "sünnete duyarlı halk" diye bir mevhum kalmadı gibi birşey
en çok muzdarip olduğumuz konulardan biri bu da:
"düğün"
bizim köyde hacısı da hocası da hâfızı da imamı da ille kadın erkek karışık ve oynamalı düğün yapacak
başka türlü düğün makbul değil
ve artı, başka türlü düğün yapanın da düğününe gidilmiyor
nikaha bile gidilmiyor desem yalan olmaz
illa oyun oynayacaklar birlikte...
Rabbim akıl fikir versin, uyandırsın
Evet haklısın helezon kardeş sizin bahsettiğiniz gelenekte olan insanlarla yaşıyorum ve benim düğünümde maalesef kadın -erkek karısık oldu biliyormusunuz sırf bu şekilde olsun diye diretince kendi ailem olmadan düğünüm gerçekleşti işte bundan dolayı çok müteessirim ım inş beni sorumlu tutmaz elimde olan birşey değildi...Yalnızca kına gecemi dini usullere göre yapabilmiştim buda rahatlamamı sağlıyor...
Ne diyelim ım başlıkta vurgulandığı gibi sünnet üzerine evlilik nasip etsin cümlenize..
Onursal Üye
Tarih:
Cmt Oca, 2007 0:29 am
bence bu düğün mes'elesi ta en baştan hattâ gençlerin görüşme esnasında konuşulmalı
bu çok ihmal edilen ve umursanmayan bir mes'ele
"zamanı gelince konuşulur" denip ertelenen, zamanı gelince de işte böyle kalakalınan bir durum
sonra kırgınlıklar, dargınlıklar vb.
benim yakın arkadaşlarımdan biri böyle oldu
evlenecek olduğu bey iyi bir insandı ama öyle din diyanet noktasında çok da ilim ve takva sahibi değildi
ona düğün mes'elesini baştan konuşmasını söyledim
"görüşme esnasında da bu konuşulmaz ki" dedi bana
ben de üstelemedim, milletin işine karışamam ya
sadece yol gösteririm, dinlerse ne âlâ, dinlemezse kendi bilir
ve sonunda ne oldu, nişanlandılar
düğün tarihi ve yeri kararlaştıracakları gün geldi çattı
bu kez kız dedi İslâmî usül Kur'ânlı ilahili haremlik selamlık düğün
erkek tarafı dedi, "kesinlikle bizde oyunsuz düğün düğünden sayılmaz"
ve düğün bayan erkek karışık ve oyunlu oldu
ben de gitmedim düğüne
insan muhatabının fikriyatını baştan öğrenecek
ha baştan "tamam, tabi ki senin istediğin gibi İslâmî usül olur düğünümüz" deyip de
düğün tarihi kararlaştırma zamanı tabiri caiz ise yamuk yapan, yan çizen olursa
o zaman onlar yüzüğü atmayı da hakediyor demektir
hiçbir güç, rızâ-i ilâhî'den üstün değildir...
Mü'minin şe'ni, kerîm olmaktır..
Süper Moderatör
Tarih:
Cmt Oca, 2007 0:50 am
sizlerden razı olsun arkadaşlar tabiki en başından herşey konuşulmalı. işi garantiye almak lazım.
Forum Admin
Tarih:
Cmt Oca, 2007 0:58 am
evi düğün salonunun yakınında olanların yardımcısı olsun.
Efsane Üye
Tarih:
Prş Şub, 2007 1:00 am
Maalesef şu ortamda sünnete uygun düğünü tercih edenler azınlıkta.
sonumuzu hayır etsin.
Elinize ve emeğinize sağlık Kardeş...Selametle...
Kalbim seni unutacak kadar Adi ise, Ellerim o kalbi parçalayacak kadar Asidir....
Sonraki başlık Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız